
 |
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 
 |
|
|
 
 |
|
|
 
 |
|
|
   |
|
|

|
 |
|



|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |

|
 |
|
|
 
 |
|
|

|
|
|
 |
 |
 |

|
 |

|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
<- ::
Sonraki Sayfa ->
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem, Bilir misin dostum İstanbul olur benim, benim şehzadem, Ya İstanbul beni alır, ya da ben İstanbul'u alırım be diyen, İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


 Söylesene, İstanbul değil miydi, böyle asırlarca özlenen, Söylesene, İstanbul değil miydi böyle asırlarca beklenen, İstanbul Galata Kulesi’dir, Hezarfen Ahmet Çelebi diyen, İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.

İstanbul laleler kokar, İstanbul laledir bilir misin sen sen, İstanbul Topkapı Sarayı’dır, kutsal emânetlere âmâdem, Ben, ben İstanbul’u bilirim derim, başka bir yeri bilmem, İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.

İstanbul’um sadece yedi tepe midir, İstanbul kâlplerdedir, İstanbul bir rüyaların şehridir, İstanbul’um asırlarca özlenir, İstanbul'un fethinde, aşklar ne kadar, ne kadar da yücedir, İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


 İstanbul alınır, karanlık çağlar kapanır, yeni bir çağ açılır, Asırlardır masum duran İstanbul, peygamberine kavuşur, Bütün dünya İstanbul der, buradan, aleme ziyalar saçılır, İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.
 Bütün dünya, İstanbul İstanbul der, İstanbul bir Lalezâr, Bir başka İstanbul yok yok, İstanbul ebediyyen Gülizâr, İstanbul, asırlardır bir ticaret merkezi, sanki ortak pazar, İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.

İstanbul'um Fatih demek, gemilerim karadan yürüyecek, İstanbul alemin dürri incisidir, İstanbul hep yâd edilecek, İstanbul Boğaziçi'dir, Avrupa Haliç'i Altın Boynuz bilecek, İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


 Fahri Kainat, İstanbul mutlaka fetholunacaktır, diyordu, O ne güzel bir ordudur, ne güzel kumandandır, diyordu, İstanbul’un manevi kumandanı, Eyyûb Sultan biliyordu, İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.

İstanbul önce Konstantiniyye, sonrası İslambol, İstanbul, Beldet-üt-Tayyibe’dir, Derseâdet, Asitane, Aziz İstanbul, Baktığın esrarengiz Kız Kulesi’ni, Üsküdar önlerinde bul, İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.
 Fatih Topkapı’dan İstanbul’a girdi, Ayasofya’ya yürüdü, Hocası Akşemsettin ise Ebû Eyyûb El Ensari’yi görürdü, Bilir misin, Fatih bir dahi idi, döktürdüğü topları, Şahi idi, İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.


 Bir de bakacaksın ki, Ayasofya’da bir sabah vakti, mutlu, Mahsun Ayasofya, senden ne kadar, ne kadar da umutlu, Ayasofya, Sultan Ahmet Cami kardeş gibi, ikisi de kutlu, İstanbul gözlerimde nem İstanbul o peygambere kadem.

Çamlıca Tepesinden seyredecek, İstanbul’u göreceksin, Vallahi, ben İstanbul için ölürüm be, ölürüm! Diyeceksin, Fethi Mübin aklına gelecek, isteseler cânını vereceksin, İstanbul gözlerimde nem İstanbul o peygambere kadem.


 Denizler mürekkep olsa, ağaçların elimde, hepsi kalem, Seni nasıl överim gücüm yetmez Sultan Şehir Asitanem, İstanbul’da olsam bile İstanbul’u özlüyorum, O bir tanem, İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem...

**BU ŞİİR SANA BİTANESİ**
 Sen benim güneşle doğan umudumsun. Sen benim vazgecilmez büyük ASKIMSIN. Kendimi senin gözlerinde buldum. Gene gözlerinde kaybettim. Ellerimi tutusun halan o sıcaklığını hissetmek. Gözlerine baktıgımda o hüzünlü bakısın. Beni bırakma dercesine. İnan ASKIM kahroldum.
 Sana delice sarılmamak kollarında ağlamamak. Dudaklarına bir buse kondurmamak. Kokunu içime çekmemek için kendimle savaştım. Ayrılık saati geldiğinde veda etmeden. arkamıza dönüp yollumuza giderken. Bil ki canımın yarısını sana bırakarak. Gözlerimdeki süzülen yaslarla o yollu yürürken. Kahrettim kaderime kaderimize. Sensiz olan herşeye isyan ettim. Seni sevmekten öte bir duygu bu. Öyle duygu ki yakar beni. Hiç bir şey mutlu etmez oldu.
 Seni delice SEVİYORUM büyük ASKIM. İkimiz icin doğacak güneşi gelecek umutlarımızı. Yarınlarımızı bekleyeceğim. Bilsem ki son nefesime kadar . O günün gelmesini bekleyeceğim. Bilsem ki o gün gelmeden son nefesimi vereceğim. Son nefesimde seni sayıklayacağım. Seni mahşerde bekleyeceğime söz veriyorum. Benim büyük ASKIM..... sen "İYİKİ VARSIN" sen herşeyin...
 en,en,en güzeline layıksın"SENİ SEVİYORUM"  **BİTANESİ** "HERCAİ KARDELEN"




 ((ATAMIZIN KENDİNE AİT TEK ŞİİRİ))

 Ayaklarımın altında buzlu bir toprak İki adım ötesi cehennem kayaları Ölsem Ne beni toprak kabul eder Ne de kan kokan gökyüzü Şehitlerin desteği ile ayaktayım Hep aklımda Yitip giden her bir vatan öksüzü Umursamam Attığım her adımda devrilen On, yüz, bin arsız yüzsüzü
Bir ayağım Çanakkale, Samsun Bir ayağım Ankara, Sivas, Urfa Bir elim İzmir, Kıbrıs, Aydın Bir elim İstanbul, Bursa Yüzüm, bedenim, gözlerim Bu vatana şehit olabilmek için atar Durmaksızın yüreğim On, yüz, bin arsız yüzsüzün Yapamadığı olur 10 Kasım’larda Beni hatırladığınız Her 10 Kasım öldürür beni Beni hatırlamanız için gereken Her 10 Kasım..




ULU önderim Kemal Paşam;
Bir ulusun tarihi olan yüce insan.
Bu mektubu sana yazarken damarlarımdaki kan donuyor, tüylerim diken diken oluyor ama ; bilirim ki sen bizlere yani gençlere güvenirsin. Paşam şikayete geldim sana, bir Türk genci olarak, Atalarımın kemiklerinin sızladığını bilerek, hayatını tehlikeye atarak kurduğun bu egemenliği, bir ulusun bir el olarak kurduğu bu egemenliği, analarımızın canla başla çalıştığı, Mehmetçiğimizin kanlar dökerek bağımsızlık zaferini kazandığı bu toprakları yok etmek isteyenleri, ulusun bağımsızlığını düşünmeyenleri şikayete geldim ATAM! Cumhuriyet elden gidiyor! Dinle beni ne olur! Sen ki bu günleri gördün, sen ki bu günleri yaşadın. En mollasıyla, en yobazıyla uğraştın. Atam toprağın altına gömdüğün irticacı kafalar toprağın üstüne çıkıp bu toprakları yok etmek, bağımsızlığımızı elden almak için uğraşıyorlar. Emperyelist ülkelerin mandater yönetimine kavuşmak için canla başla çırpınıyorlar.
Bir ulusun, bu topraklarda hakimiyet sürmüş, yeri gelmiş emparyelist güçlere kafa tutmuş, yeri gelmiş kanlarını gelecek nesillerin egemenliği için toprağa dökmekten çekinmemiş. Son olarak da batılıların damat ferit hükümetinin -saçma- çılgın bir oyun olarak yorumladığı, en kısa zamanda tarihten silinir ümidiyle baktığı bir zaferi kazanmış, KURTULUŞ mücadelesini alnının akıyla hak etmiş bir bir ULUSUN kaderiyle oynuyorlar ATAM.
Sen bilirsin ki devir eski devir değil, silahla gitsem, yumrukla savaşsam olmaz. Devir bilim, devir akıl devri. Ama; bu yaptıkları hangi aklın yasasına sığıyor ATAMMMM!!!
Bilirim ki yatağında rahat uyuyamazsın, bilirim ki damarlarındaki ASİL kan donmuştur, bilirim ki bu ulusu bu halde görmek canını yakar.
Benim de yakıyor ATAM! Benim de kanım donuyor! Benim de canım yanıyor!
Hiç mi vicdanları yok ? Hiç mi canları acımıyor? Bunlar nasıl vatan evladı bilmiyorum ATAM!!! Geçmişine bu kadar nankör olan, bu kadar hain olan bu insanlar neye geldi? Gel de İSTİKLAL mahkemelerini tekrar kur ATAM!
Bilirim ki bunlar senin bahsettiğin ASİL kana sahip değil. Öyle ya; o ASİL kana sahip olan hangi insan emir altına girer, hangisi uşak olmayı kabullenir, hangisi bir çobanın sürüsü olur.
Hayır ATAM hayır! Sakın donmasın kanın sana söz veriyorum, ben ve ben gibiler yaşadıkça, geçmişine sahip çıkanlar oldukça, ATA`larının kanlarının hakkını vermeye hazır olanlar oldukça sürü olmayacağız ATAM!
Evet belki şu an elimizi, kolumuzu bağladılar. Gözlerimizi kör etmek için uğraşıyorlar. Bir de utanmadan senin ilkelerini savunuyorlar sözüm ona. Zehirli mantarı süsleyip püsleyip önüme koyuyorlar. Yemeyeceğim ATAM açlıktan kıvransam da, ölsem de yemeyeceğim. Zihnimi köreltemeyecek, beni yavaş yavaş öldüremeyecekler.
Korkma sen ATAM korkma!Rahat uyu yatağında iktidar diye uğraşan bu gözü dönmüş gafillerin, oturduğu koltuktan başka bir şey düşünmeyen bu insanların karşısındayım. Gelsinler, bulsunlar, vursunlar. Biliyorum ki: MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET DAMARLARIMDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR!
Vursunlar, öldürsünler ATAM. Ben ölsem yenileri doğar bilirim, bu geçmiş var oldukça, bu tarih yaşadıkça hani hep deriz ya, bilmem duyar mısın sesimizi. Duy ATAM duy. MUSTAFA KEMALLER ÖLMEZ!

      
Benim Adım Sonbahar kolay değil gitmek öyle kolay değil ağlayamamak bir avluda
 seni düşünmek öyle kolay değil bu şehir sonbahar sen sonbahar kolay değil öyle yaşamak seni beklemek kolay değil sabahları erken kalkmak akşamaları geç yatmak öyle kolay değil
 bu kente yağmur yağsa gözlerim ağlayacak ağzımda kalıyor kelimeler bu şehirde sabahçı kahveleri var ışıkları da var bu şehrin her mevsim sonbahardır asıl mevsimlerdir sonbahar
 senin için bahanedir ben sonbaharım benim adım sonbahar ben bahaneyim şimdi seni yaksam bu kağıtta ben birazda ağlarım burası sonbahar
 her mevsim sonbahar kolay değil öyle beklemek sonbahardayken özlemek kolay değil bu akşam bu sabahçı kahvesinde geri dönmek bir şehre öyle kolay değil
 unutmak seni düşünmekten daha kolay değil bu mevsim sonbahar benim adım sonbahar "hercaikardelen"

SEVMEK DEDİĞİN NEDİR Kİ?... Sevmek,beğenmektir. Sevmek, özlemektir. Görmek istemektir sevmek... Ve sevmek, görmeden duramamaktır.Sevmek, ısrar etmektir. Sevmek, vazgeçmemektir. Pes etmemektir sevmek...Sevmek, merak etmektir. Sevmek, sevdiğine "Sevgilim" diyebilmektir. Dokunmak istemektir sevmek. Sevdiğine yakın olmak istemektir. Soluduğu havayı solumaktır. Sevdiğinin haliyle hallenmektir. Ve sevmek, sevdiğini yaşamaktır. Sevmek, hissetmektir. Sevmek, üşümektir. Titremektir sevmek, Sevgiliyi düşünerek... Sevmek, temmuz güneşinde suyu, sıcak çöllerde gölgeyi özlemektir.
 Sevmek, ateşe düşmektir. Kor olmaktır sevmek, yanmaktır. Sevmek, ölmektir bazen, Sevgilisizliği düşünerek... Sevgilinin ölümsüzlüğünü düşünmektir. Sevmek, yok olmaktır Sevgilide... Sevgilinin yüreğinde olmaktır. Yüreğin de taşımaktır Sevgiliyi... Ve sevmek, belki bazen sevilmektir. Sevmek, istemektir, hiçbirsek beklememektir. Hesaplamamaktır sevmek... Sevmek, inanmaktır. Sevmek yaşamaktır. Sevdiğini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktır. Sevmek, sevdiği olmaktır. Sevdiği ile sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiği ile kalbini bölüşmektir sevmek. ...Ki tek kalp olunsun. Sevgide son yoktur. Biten sevgi yoktur. Bitmiş gibi görünen sevgi vardır. Vazgeçiş de yoktur sevgide. Yaşadıkça yaşatılır sevilen. Vazgeçmiş gibi görünmek vardır bu yüzden. Vazgeçmek değil...
Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin olduğu yerde son bulur istekler. Bir şey varsa istediğin bu senin için değil sevdiğin içindir. Hatta ondan onun adına istersin. onu daha sonsuz sevebilmek için istersin. İstersin ama bir gün gelir bu isteklerde son bulur. Kendinden istersin artık. Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz kılmak istersin onu... Sonsuzluğa götürmek, onunla sonsuzluğa varmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu olmaz mi. Sevgili bunu belirler sadece. Sevmek, sevgiliden sevgiliyi istemeyi öğrenmektir. Sevmek, sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir. Sevmek, sevmek istemektir. Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır o...
 Öyle ki, tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne ondan anlaşılmayı beklersin, ne onu anlamayı... Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla, olmasını... Beklediğin bir şey yoktur. Sevmeyi, daha çok sevmeyi becermenin dışında... Sevmek, gücenmemektir. Sevmek, sevgilinin hiçbir sözüne üzülmememeydi öğrenmek demektir. Sevgilinin ölüm hançerine bile "hayır" dememektir sevmek. Sevgiliden gelen her hareketi, her sözü kabullenmektir. İhanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden gelen ölüm emrine, "ölürüm" diyebilmektir. Sevmek, ÖLMEKTIR.

Sevmek, ölmeyi bilmektir. Sevgili için yaşamaktır. onun eli, gözü, kalbi olmaktır. Ama artık onun bir şeyi olunmadığı zaman ölmesini bilmektir. Sevmek, vermektir. Almamaya yemin ederek vermektir Ama almalar kurtaracaksa sevgiliyi, almasını da bilmektir SEVMEK. Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar var olmaktır o sevgiden. Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yasama döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin limanı olmaktır. Sevdiğinin cani olmaktır. Ölümü istediğinde verebilsin diye ölmeden... Sevmek, güvenmektir. Sevmek, onaylamaktır. Sevmek , sevgiliyi bir nefes gibi, bir ses gibi yakın olmaktır. Sevmek çok ötelerde olsa bile yakın olmaktır.
 Sevgiliye... Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir. Sevmek, her şeyi göze almaktır. Sevgilinin olduğu cehenneme yürüyüp olmadığı cennete girmemektir sevmek. Sevmek, bir olmaktır. Sevmek, sevmeyi hak etmektir. Sevmek, sevgilisiz geçen gecelerin sabahına varmaktır. Sevgilisiz geçen gecelerde sevgiliyi yaşamaktır. ASK, BIR SEVMEKTIR. BIR KERE SEVMEKTIR. VE SEVMEK, BUNLARI GÖRMEDEN BILE HISSEDEBILMEKTIR... "İŞTE BENİM SEVMEKTEN ANLADIĞIM YA SEN" | | |
|
|