İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem,
Bilir misin
dostum İstanbul olur benim, benim şehzadem,
Ya İstanbul beni alır,
ya da ben İstanbul'u alırım be diyen,
İstanbul gözlerimde nem,
İstanbul o peygambere kadem.



Söylesene, İstanbul değil miydi, böyle asırlarca özlenen,
Söylesene, İstanbul değil miydi böyle asırlarca beklenen,
İstanbul
Galata Kulesi’dir, Hezarfen Ahmet Çelebi diyen,
İstanbul
gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.

İstanbul laleler kokar, İstanbul laledir bilir misin sen sen,
İstanbul Topkapı Sarayı’dır, kutsal emânetlere âmâdem,
Ben, ben
İstanbul’u bilirim derim, başka bir yeri bilmem,
İstanbul
gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.

İstanbul’um sadece yedi tepe midir, İstanbul kâlplerdedir,
İstanbul bir rüyaların şehridir, İstanbul’um asırlarca özlenir,
İstanbul'un fethinde, aşklar ne kadar, ne kadar da yücedir,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.



İstanbul alınır, karanlık çağlar kapanır, yeni bir çağ açılır,
Asırlardır masum duran İstanbul, peygamberine kavuşur,
Bütün dünya
İstanbul der, buradan, aleme ziyalar saçılır,
İstanbul gözlerimde
nem, İstanbul o peygambere kadem.

Bütün dünya, İstanbul İstanbul der, İstanbul bir Lalezâr,
Bir
başka İstanbul yok yok, İstanbul ebediyyen Gülizâr,
İstanbul,
asırlardır bir ticaret merkezi, sanki ortak pazar,
İstanbul
gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.

İstanbul'um Fatih demek, gemilerim karadan yürüyecek,
İstanbul
alemin dürri incisidir, İstanbul hep yâd edilecek,
İstanbul
Boğaziçi'dir, Avrupa Haliç'i Altın Boynuz bilecek,
İstanbul
gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.



Fahri Kainat, İstanbul mutlaka fetholunacaktır, diyordu,
O ne
güzel bir ordudur, ne güzel kumandandır, diyordu,
İstanbul’un
manevi kumandanı, Eyyûb Sultan biliyordu,